29 Kasım 2010 Pazartesi

Dizilerdeki Çıldırtan Mükemmellik Takıntısı

Hani şu konuları ve oyuncularının  rol kabiliyetsizliği olarak birbirinin aynı diziler var ya. Hepsi birbirinin çakması konusunda yalnız değilim eminim. Ama yeter artık diye patlama noktasına ismini anmak bile istemediğim dram adı altında komedilerle dolu yeni bir dizi sayesinde geldim. Malum bizim Türk dizilerinde bir kilo makyajla yatmalarından saçlar fönlü uyanışlarına kadar sayısız saçmalıklar mevcut. Ama vallahi alıştık artık napalım? Böyle gelmiş böyle gidecek bu dizi furyası. Ama geçen genç bir kızımız dizide bir mektup yazıyor. Mektuptaki gibi mükemmel yazı hiç birimizde yoktur eminim. Çizgisiz bembeyaz kağıda inci gibi sıraladı kelimeleri hanım kızımız. Anneannem bile gözlüğü olmadan tane tane okur satırları. O derece kusursuz düzgünlükteydi yani. Eee sen de her şeyi eleştiriyorsun galiba ne var bunda demeyin. Mektup yazıyor demiştim ya hani. İşte o hanım kızımız mektubu intihar etmeden bir kaç dakika önce yazıyor. O psikolojide ve o anki karmaşık duygu furtınaları arasında eli titremeden, kağıda göz yaşlarını bulaştırmadan hatta hiç satırdan kaymadan nasıl yazabilir? Kelimeleri nasıl inci gibi dizebilir? Ya tamam 'haklılar çok yoğun tempoda çalışıyorlar' derdim ama burdaki durum bir eksiklik yada süreklilik hatası değilki. Her şeyin gözümüze mükemmel biçimde sunulması. Görsellik adı altında sanallığın daniskasıdır bu yahu.
Ve daha anlam veremediğim 'neden yahu neden?' diye çıldırdığım sayısız durum var dizilerimizde. Ne yazıkkk

0 yorum:

Yorum Gönder